Anksiyete, tehlike veya belirsizlik karşısında ortaya çıkan doğal bir tepkidir. Ancak bu kaygı hali yoğunlaştığında, sürekli hale geldiğinde ve kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz etkilediğinde anksiyete bozukluğu olarak değerlendirilir. Anksiyete bozuklukları tedavi edilebilir durumlardır ve psikoterapi, kaygının yönetilebilir hale gelmesini sağlar.
Panik Atak
Panik atak, aniden ortaya çıkan ve kısa sürede yoğunlaşan yoğun korku ve bedensel belirtilerle seyreden bir durumdur. Kişi çoğu zaman kontrolünü kaybedeceğini, bayılacağını ya da öleceğini düşünebilir. Panik atak sırasında sık görülen belirtiler:
Çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması,
Terleme, titreme, baş dönmesi,
Uyuşma, sıcak-soğuk basmaları,
Gerçeklikten kopma hissi,
Yoğun ölüm veya kontrol kaybı korkusu.
Tekrarlayan panik ataklar, kişinin atak yaşayacağı korkusuyla kaçınma davranışları geliştirmesine neden olabilir. Terapi sürecinde panik döngüsü ele alınır, bedensel belirtiler anlamlandırılır ve kaygıyla baş etme becerileri güçlendirilir.
Yaygın Kaygı Bozukluğu
Yaygın kaygı bozukluğu, kişinin yaşamın birçok alanına yayılan, kontrol edilmesi zor ve sürekli bir endişe hali yaşamasıyla karakterizedir. Bu kaygı hali çoğu zaman “ya kötü bir şey olursa” düşüncesi etrafında şekillenir. Yaygın belirtiler arasında:
Sürekli endişe ve huzursuzluk,
Kas gerginliği, yorgunluk,
Dikkat ve odaklanma güçlüğü,
Uyku problemleri,
Tahammülsüzlük ve içsel gerginlik bulunur.
Terapide, kaygıyı besleyen düşünce kalıpları ele alınır, belirsizlikle baş etme becerileri geliştirilir ve kişinin zihinsel yükü hafifletilir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
Obsesif Kompulsif Bozukluk; kişinin istemsiz, tekrarlayıcı ve rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) yaşaması ve bu kaygıyı azaltmak için zorlayıcı davranışlar veya zihinsel ritüeller (kompulsiyonlar) geliştirmesiyle görülür. Örnekler:
Sürekli kirlenme veya bulaşma düşünceleri ve aşırı temizlik,
Kapı, ocak, elektrik gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etme,
Simetri, düzen veya sayma zorunluluğu,
Zarar verme ya da uygunsuz düşünceler karşısında yoğun kaygı.
OKB’de kişi bu düşüncelerin mantıksız olduğunun farkında olabilir; ancak kaygıyı azaltmak için kompulsiyonları yapmaktan kendini alıkoymakta zorlanır. Terapi sürecinde obsesyon–kompulsiyon döngüsü çalışılır, kaygıyla güvenli şekilde yüzleşme ve kontrol duygusunu yeniden kazanma hedeflenir.
Terapide Anksiyete ile Çalışma
Anksiyete bozukluklarında terapi süreci; kişinin kaygıyı bastırması değil, onu anlaması ve yönetebilmesi üzerine yapılandırılır. Süreç boyunca:
Kaygıyı tetikleyen düşünce ve durumlar belirlenir,
Düşünce–duygu–beden ilişkisi ele alınır,
Bedensel belirtileri düzenleyici teknikler öğretilir,
Kaçınma davranışları güvenli şekilde ele alınır,
Kişinin dayanıklılığı ve öz güveni artırılır.
Terapi Sürecinin Katkıları
Anksiyete bozukluklarıyla çalışmak:
Kaygı düzeyinin azalmasına,
Bedensel belirtilerin daha yönetilebilir hale gelmesine,
Günlük yaşamda kontrol ve güven hissinin artmasına,
Kaçınılan alanlara yeniden adım atılmasına,
Yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlar.
Psikoterapi ile kaygı, yaşamı sınırlayan bir yük olmaktan çıkar ve kişi hayatını daha dengeli, esnek ve güvenli bir şekilde sürdürebilir.