Kaygı, yaşamın doğal bir parçası olsa da yoğunlaştığında, günlük işlevselliği etkilemeye başladığında ve kişinin yaşam kalitesini düşürdüğünde bir bozukluk haline gelir. Kaygı bozuklukları; düşünceler, duygular ve bedensel tepkiler üzerinden kişinin kontrolünü zorlaştıran bir döngü oluşturabilir. Profesyonel destek, bu döngüyü anlamayı ve sağlıklı baş etme becerileri geliştirmeyi mümkün kılar.
Sınav Kaygısı
Sınav kaygısı, kişinin bilgi ve hazırlık düzeyini yansıtmasını engelleyen yoğun korku, gerginlik ve endişe durumudur. Yoğun kaygı, odaklanmayı zorlaştırır, performansı düşürür ve akademik süreci olumsuz etkileyebilir. Terapi sürecinde kaygının kökeni ele alınır, düşünce-mekanizmaları çalışılır ve etkili sınav stratejileri geliştirilir.
Ayrılık Kaygısı
Ayrılık kaygısı, özellikle çocuk ve ergenlerde sık görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir. Kişi, sevdiği kişilerden ayrıldığında yoğun tedirginlik, endişe veya panik hissedebilir. Bu durum günlük yaşantıyı, işlevselliği ve ilişkileri zorlayabilir. Terapi, güvenli bağlanma duygusunun güçlendirilmesi, düşünce-duygu-fizyolojik tepkilerin düzenlenmesi ve ayrılık durumlarıyla sağlıklı şekilde baş edebilme becerilerinin geliştirilmesini hedefler.
Sosyal Kaygı
Sosyal kaygı, kişinin sosyal ortamlarda değerlendirileceği, eleştirileceği veya hata yapacağı düşüncesiyle yoğun kaygı yaşamasıdır. Topluluk içinde konuşma, yeni insanlarla tanışma, bir etkinliğe katılma gibi durumlar kişide güçlü kaçınma davranışlarına yol açabilir. Terapi yaklaşımı; düşünce kalıplarını yeniden yapılandırmayı, özgüveni artırmayı ve sosyal ortamlara adım adım uyum sağlamayı içerir.
Bu alandaki terapiler; kişinin yaşamındaki kaygı kaynaklarını anlamasını, olumsuz düşünce örüntülerini dönüştürmesini ve duygusal esneklik kazanmasını hedefler. Profesyonel destek, kaygının yönetilebilir hale gelmesine ve kişinin gündelik yaşamına daha rahat bir şekilde devam etmesine yardımcı olur.