Özgüven ve kendilik değeri, bireyin kendini nasıl algıladığı, yetkinliklerine ne ölçüde güvendiği ve kendine ne kadar değer verdiğiyle yakından ilişkilidir. Zaman zaman herkes kendine dair şüpheler yaşayabilir; ancak bu durum kalıcı hale geldiğinde, kişinin potansiyelini ortaya koymasını, ilişkiler kurmasını ve yaşamdan aldığı doyumu ciddi şekilde sınırlayabilir. Psikoterapi, bireyin kendisiyle kurduğu bu içsel ilişkiyi yeniden yapılandırmayı amaçlar.
Özgüven ve Kendilik Değeri Nedir?
Özgüven, kişinin becerilerine ve baş etme kapasitesine duyduğu inançtır. Kendilik değeri ise kişinin, performansından bağımsız olarak “değerli bir insan” olduğu hissidir. Bu iki alan zayıfladığında şu durumlar sıkça görülür:
Sürekli kendini yetersiz hissetme,
Yoğun öz eleştiri ve içsel baskı,
Hata yapma korkusu ve kaçınma davranışları,
Başkalarıyla kendini kıyaslama,
Onay ihtiyacının yoğunluğu,
Sınır koymakta zorlanma,
Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet,
Başarıları küçümseme veya görmezden gelme.
Bu sorunlar çoğu zaman erken yaşam deneyimleri, eleştirel çevreler, başarısızlık yaşantıları veya duygusal ihmal ile ilişkilidir.
Terapide Nasıl Çalışılır?
Özgüven ve kendilik değeri problemleri, yüzeysel motivasyon yaklaşımlarından ziyade derin ve sürdürülebilir bir çalışmayı gerektirir. Terapi sürecinde:
Kişinin kendisiyle ilgili temel inançları ve iç sesi ele alınır,
Değersizlik ve yetersizlik şemaları üzerinde çalışılır,
Geçmiş deneyimlerin bugünkü algılara etkisi anlaşılır,
Gerçekçi ve dengeli öz değerlendirme becerileri geliştirilir,
Öz şefkat ve kendini kabul etme çalışmaları yapılır,
Sağlıklı sınır koyma ve kendini ifade etme becerileri desteklenir,
Başarı ve yeterlilik algısı, dış onaydan bağımsız hale getirilir.
Bu süreçte amaç, kişinin kendini “kanıtlamak” zorunda hissetmeden var olabilmesini sağlamaktır.
Terapi Sürecinin Katkıları
Özgüven ve kendilik değeri üzerine yapılan psikolojik çalışmalar:
Kişinin kendisiyle daha barışık bir ilişki kurmasını,
Karar alma ve sorumluluk süreçlerinde daha net olmasını,
İlişkilerde daha dengeli ve sağlıklı sınırlar oluşturmasını,
Hata yapma korkusunun azalmasını,
İçsel motivasyonun ve yaşam doyumunun artmasını sağlar.
Terapiyle birlikte birey, kendini daha gerçekçi, kabul edici ve destekleyici bir bakış açısıyla değerlendirmeyi öğrenir; bu da yaşamın tüm alanlarında daha sağlam ve özgüvenli adımlar atmasına olanak tanır.